Ana sayfa/Hikâyeler/Uzun video
UZUN VİDEO · 9 EKİM 2026

Renkler neden bu kadar pahalıydı?

Bedava topraktan aslan fiyatındaki mora, renklerin tarihi

20 dk 14 sn2.501 kelime · 13 dk okumaYouTube’da izle

301 yılında Roma İmparatoru Diocletianus bir fiyat fermanı çıkarıyor. Listenin en tepesinde iki şey aynı fiyatta: canlı bir aslan ve 300 gram kadar mor ipek. Videoda renkleri bu listedeki gibi fiyatına göre dizdim. Aşağıda seslendirdiğim metnin tamamı, kullandığım görseller, kaynaklar ve videodaki müzikler var.

01

Aslan fiyatına bir renk

0:00
İmparator Diocletianus’un portresi. İstanbul Arkeoloji Müzesi.
İmparator Diocletianus’un portresi. İstanbul Arkeoloji Müzesi.Giovanni Dall’Orto · Atıf ile serbest

Bir pazar yeri düşünün. 301 yılındayız bu arada, Roma İmparatorluğu’nda. Tezgâhlarda buğday var, şarap var, tuz, balık, kumaş var. Ama fiyatlar çıldırmış durumda, her ay biraz daha artıyor. İmparator Diocletianus da sonunda dayanamıyor, bir ferman çıkarıyor. Bin iki yüzden fazla şeyin satılabileceği en yüksek fiyat, tek tek yazılı bu fermanda.1

Bu listeyi görmek için Roma’ya gitmenize de gerek yok bu arada. En kapsamlı kopyalarından biri Aydın’da, Aphrodisias antik kentinde, bir binanın duvarlarına kazınmış duruyor.

Aphrodisias, Hadrian Hamamları. Fiyat fermanının en kapsamlı kopyalarından biri bu kentte bulundu.
Aphrodisias, Hadrian Hamamları. Fiyat fermanının en kapsamlı kopyalarından biri bu kentte bulundu.Dosseman · CC BY-SA 4.0

Şöyle bir okuyalım listeyi. En altta bir dinarlık taze hayvan yemi var. Bir öğretmenin alabileceği ücret var. En tepeye çıkınca da iki şey görüyoruz, ikisi aynı fiyatta: yüz elli bin dinar. Biri canlı bir aslan. Öbürü de üç yüz gram kadar mor ipek. Üç yüz gram dediğimiz, elinizde tartsanız bir kazaktan hafif gelir. Ve arenaya çıkacak canlı bir aslanla aynı fiyata yazılmış.

Burada insanın aklına şu soru geliyor. Listenin en tepesinde neden altın yok? Neden bir mücevher, bir inci yok da bir parça ipek var?

Cevabın bir kısmı yine aynı listede. Fermanda bir libre saf altın da yazıyor, fiyatı yetmiş iki bin dinar. Yani aynı ağırlıkta mor ipek, altının iki katından fazla ediyor.1

Peki pahalı olan ipek miydi? Çünkü ipek o dönem Roma’da üretilmiyordu. İpek böceğinin sırrı Çin’deydi. Kumaş Çin’den yola çıkıyor, İran üzerinden aylarca süren bir yolculukla Roma’ya ulaşıyordu. Romalılar ipeğin nasıl yapıldığını bile tam bilmiyordu, bazı Romalı yazarlar onun ağaç yapraklarından tarandığını sanıyordu.2 İpek böceği yumurtaları Bizans’a ancak bu fermandan iki yüz elli yıl kadar sonra geldi, hem de iki keşişin bastonlarının içinde kaçırılarak.3

İpek böceği yumurtalarının kuluçkaya yatırılması. Stradanus’un “Vermis Sericus” dizisinden bir gravür, 1590’lar.
İpek böceği yumurtalarının kuluçkaya yatırılması. Stradanus’un “Vermis Sericus” dizisinden bir gravür, 1590’lar.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

Yani evet, ipek pahalıydı. Ama listede bir satır daha var. Boyanmamış, beyaz ipek. Bir librası on iki bin dinar. Aynı ipek mora boyanınca fiyatı yüz elli bin dinara çıkıyor, on iki buçuk kat. Yüz elli bin dinarın yüz otuz sekiz bini, rengin parası.

Bu parayla neler alınabilirmiş, ona bakalım. Ev fiyatı bu listede yok, onu bilmiyoruz. Ama başka şeyler var. Bir tarla işçisinin günlük ücreti yirmi beş dinar. Yüz elli bin dinarlık mor ipek için bu işçinin on altı yıl, hiç izin yapmadan çalışması gerekiyor. Ya da aynı parayla en iyi cinsten on beş çift öküz alabilirsiniz. Ya da yirmi altı bin litre buğday, bir ailenin yıllarca ekmeği.

Şimdi kendinizi o dönemde düşünün. Elinizde on altı yıllık bir emek var. On beş çift öküz alabilirsiniz, ambar dolusu buğday alabilirsiniz. Gidipte onun yerine üç yüz gramlık bir ipek alır mıydınız, sırf rengi mor diye.? Akıl işi mi?

O dönemde mor rengi elde etmek ulaşılmaz bir şeymiş. Niye? Çünkü o rengi elde etmek için denizden binlerce salyangoz toplamak, onları kırmak, günlerce güneşte bekletmek gerekiyordu. Dolayısıyla o dönemde mor, sadece çok zenginlerin ve imparatorların giyebildiği bir renkti.

02

Bedava renkler

3:17
Fransa’da Roussillon’daki okr ocakları. Okr, içinde demir olan toprak.
Fransa’da Roussillon’daki okr ocakları. Okr, içinde demir olan toprak.Christophe Finot · CC BY-SA 3.0

Bu videoda renkleri bu listedeki gibi fiyatına göre dizeceğim. En ucuzundan başlayıp o aslan fiyatına kadar çıkacağız. Merdivenin en alt basamağından başlayalım. En alt basamaktaki renkler bedava. Gerçekten bedava. Anadolu’da bir tarlanın kenarında, bir yol yarmasında o kızıl, o sarı toprağı mutlaka görmüşsünüzdür. Okr yani aşı boyası dediğimiz şey bu, içinde demir olan toprak. Kırmızı da sarı da buradan çıkıyor. Siyah için ateşten kalan kömür yetiyor, beyaz için de tebeşir.

İnsanlar bunu çok uzun zamandır biliyor. Güney Afrika’da Blombos diye bir mağara var. 2008’deki kazıda araştırmacılar iki büyük deniz kabuğu buluyor, içlerinde de kurumuş kırmızı bir tortu. Biri okru taşla ezmiş, içine kemik ve kömür katmış, karıştırmış ve bu kabukların içinde saklamış. Ne zaman olmuş bu? Yüz bin yıl önce.45

Yüz bin yılı şöyle düşünün. Göbeklitepe on iki bin yıllık ve biz ona dünyanın en eski tapınağı diyoruz. Bu boya kabının yaşı, Göbeklitepe’nin sekiz katı.

Okru kullanan sadece biz de değilmişiz üstelik. Hollanda’da, Neandertallerin de kırmızı okr kullandığını gösteren, iki yüz bin yıl kadar önceye giden izler var.6 Neye sürdüklerini bilmiyoruz. Süs müydü, yapıştırıcı mıydı, başka bir şey miydi, açıkçası kimse emin değil.

03

Mumya kahverengisi

4:42

Hadi bir basamak çıkalım. Ama baştan söyleyeyim, bu biraz tuhaf bir renk.

Yüzüne portre yerleştirilmiş bir mumya. Roma dönemi Mısır’ı, MS 80-100.
Yüzüne portre yerleştirilmiş bir mumya. Roma dönemi Mısır’ı, MS 80-100.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

1800’lerde Avrupa’da ressamların kullandığı bir kahverengi var. Adı da mumya kahverengisi. Neden bu ad derseniz, düz mantık: Mısır’dan mumya getiriyorlar, öğütüp toz yapıyorlar, sonra da boyanın içine katıyorlar. Evet, bildiğimiz mumya.

Edward Burne-Jones, Aşk Şarkısı (The Love Song), 1868-77.
Edward Burne-Jones, Aşk Şarkısı (The Love Song), 1868-77.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

İngiltere’de bir ressam var, adı Edward Burne-Jones. Adam bu boyayı yıllarca kullanmış. Bir gün biri ona bu boyanın mumyadan yapıldığını söylüyor. Adam şok oluyor tabii. İçerisinde boyanın olduğu tüpü alıyor, bahçeye çıkıyor ve gömüyor. Resmen cenaze töreni yapıyor yani. Bunu yıllar sonra yeğeni anlatıyor. Yeğeni de kim biliyor musunuz? Orman Çocuğu’nu yazan Rudyard Kipling.7

John Lockwood Kipling ve oğlu Rudyard Kipling. Burne-Jones, Rudyard Kipling’in eniştesiydi.
John Lockwood Kipling ve oğlu Rudyard Kipling. Burne-Jones, Rudyard Kipling’in eniştesiydi.Kamu malı

Peki bu boya ne zamana kadar satıldı dersiniz? Epey uzun bir süre. 1964’te Londra’da bir boya şirketinin müdürü bir dergiye diyor ki, elimizde boya yapacak kadar mumya kalmadı. Yani mumyamız bitti.7

04

Arsenikli yeşil

5:44

Bir basamak daha çıkıyoruz, yeşil. Şöyle dışarı bir bakın, ağaçlar yeşil, çimenler yeşil, her yer yeşil. Ama iş bir kumaşı ya da duvarı yeşile boyamaya gelince, o yeşili kalıcı yapmak uzun süre tam bir dertti. Sonra 1775’te İsveçli bir kimyager, adı Scheele, ucuz ve parlak bir yeşil buluyor. Herkes de bayılıyor. Duvar kâğıdı, yapay çiçek, çocuk oyuncağı, hatta şekerleme, ne varsa bu renge boyanıyor.8

Ufak bir sorun var ama. Bu yeşilin içinde arsenik var.

Arsenikli boyalarla boyanmış giysilerin etkisini anlatan bir gravür: iskelet bir beyefendi, iskelet bir hanımı dansa kaldırıyor.
Arsenikli boyalarla boyanmış giysilerin etkisini anlatan bir gravür: iskelet bir beyefendi, iskelet bir hanımı dansa kaldırıyor.Wellcome Collection · Kamu malı

Nemli bir oda düşünün, duvarında bu yeşil kâğıt. Kâğıtta küf üremeye başlarsa arseniği havaya karışan bir gaza dönüştürebiliyor. O odada uyuyan, farkında bile olmadan zehir soluyor.

Napolyon’un Saint Helena’daki son anları, 1821. Gudin’den Bovinet ve Couché’nin gravürü.
Napolyon’un Saint Helena’daki son anları, 1821. Gudin’den Bovinet ve Couché’nin gravürü.Wellcome Collection · Kamu malı

Napolyon’un sürgün edildiği Saint Helena adasındaki evde de yeşil duvar kâğıdı varmış. O yüzden yıllarca, Napolyon’u duvar kâğıdı öldürdü diye anlatıldı. O evden kalma bir kâğıt parçasında gerçekten arsenik de bulundu. Ama 2008’de İtalyan araştırmacılar Napolyon’un çocukluğundan kalma saç tellerine de baktı. Onlarda da arsenik yüksek çıktı. Eşinde de, oğlunda da öyle. O dönemde insanlar arseniğe zaten her yerden maruz kalıyormuş. Resmi kayıtlarda ölüm sebebi mide kanseri ama bence duvar kâğıdı hikâyesi, anlatması güzel olduğu için bu kadar yayıldı.8

05

Hint sarısı

7:08
Kew Bahçeleri, Londra.
Kew Bahçeleri, Londra.Wellcome Collection · Kamu malı

Şimdi 1883’teyiz, Londra’da. Kew Bahçeleri diye kocaman bir botanik bahçesi var. Bir gün bahçenin müdürüne Almanya’dan bir kimyagerden mektup geliyor. Ressamların kullandığı pırıl pırıl bir sarı var, adı Hint sarısı. Herkes kullanıyor ama kimse neyden yapıldığını tam bilmiyor. Kimyager de merak etmiş, bu neyden yapılıyor, bana biraz örnek bulabilir misiniz diye soruyor. Hindistan o zaman İngilizlerin yönetiminde. Müdür de oradaki İngiliz hükümetine resmi bir yazı gönderiyor: bu boyanın nereden çıktığını araştırın, bize de bir rapor yollayın.

Bengal’de bir çiftlik avlusu. William Hodges’ın gravürü, 1786.
Bengal’de bir çiftlik avlusu. William Hodges’ın gravürü, 1786.Wellcome Collection · Kamu malı

İş, tarım dairesinde çalışan bir Hint memura veriliyor, adı Mukharji. Adam gidiyor, araştırıyor, sonra oturup bir rapor yazıyor. Raporda anlattığı şu: Hindistan’ın Bihar bölgesinde bazı ineklere sadece mango yaprağı ve su veriyorlar. Başka hiçbir şey vermiyorlar. Sonra bu ineklerin idrarını topluyorlar, ateşte kaynatıyorlar, koyulaşınca da top top yapıp kurutuyorlar. O pırıl pırıl sarı işte bu.9

Mango ağacı; yaprağı, meyvesi, çiçeği ve çekirdeği. Renkli gravür.
Mango ağacı; yaprağı, meyvesi, çiçeği ve çekirdeği. Renkli gravür.Wellcome Collection · Kamu malı

Yani ressamlar yıllarca tuvale inek idrarı sürmüş.

Tabii inanmayan çok oldu. Yıllar sonra bir yazar o bölgeye gidip soruyor, kimse böyle bir şey hatırlamıyor. Efsane deyip geçiyorlar. 2018’de araştırmacılar, Kew’de hâlâ saklanan o eski boya toplarını inceliyor. Bir de ne görsünler, içinde inek idrarına özgü bir madde var. Mukharji’nin uydurmadığı ortaya çıkıyor.10

06

Kırmızı

8:39

Kırmızıya geldik. Okrdan da kırmızı çıkıyor ama o biraz mat, kahverengiye çalan bir kırmızı. Parlak, canlı bir kırmızı istiyorsanız iki yolunuz var: bir bitkinin kökü ya da bir böcek.

Böcekten başlayalım. Akdeniz kıyılarında bir meşe türü var, dallarında küçük bir böcek yaşıyor. Dişilerini topluyorsunuz, kurutuyorsunuz, eziyorsunuz, koyu bir kırmızı boya çıkıyor. Bu böceğin adı kırmız.11

Kırmız. Tanıdık geldi mi? Her gün kullandığımız kırmızı kelimesi tam olarak buradan geliyor.12 Arapça ve Farsçada kırmızî, kırmızdan yapılan demek. Bizim kendi kelimelerimiz al ve kızıl, ama gündelik hayatta hangisini kullanıyoruz? Kırmızıyı. Trafikte kırmızı ışıkta durduğunuzda, bir böceğin adını söylüyorsunuz yani.

Bu böcek açılıştaki fermanda da var bu arada. Listede İznik’le anılan, kırmızla boyanmış bir iplik kalemi geçiyor.1

Koşnil kaktüsü ve üzerinde yaşayan böcekler. J. Pass’ın renkli gravürü, 1801 civarı.
Koşnil kaktüsü ve üzerinde yaşayan böcekler. J. Pass’ın renkli gravürü, 1801 civarı.Wellcome Collection · Kamu malı

Sonra 1500’ler geliyor ve İspanyollar Meksika’da başka bir böcekle tanışıyor: koşnil. Avrupa’daki en iyi kırmızıdan kat kat güçlü bir boya veriyor. Kısa sürede Meksika’nın gümüşten sonraki en değerli mallarından biri oluyor.13 İspanyollar da bunun bir böcek olduğunu uzun süre saklıyor. Ne kadar değerli olduğunu şöyle anlatayım: 1597’de İngilizler üç İspanyol gemisini ele geçiriyor ve ambarlardan yirmi yedi ton koşnil çıkıyor. Korsanlar altın peşindeymiş diye biliriz ya, böcek peşinde olanları da varmış.

Limanda demirli silahlı bir üç direkli gemi. Pieter Bruegel’in çiziminden Frans Huys’un gravürü, 1560’lar.
Limanda demirli silahlı bir üç direkli gemi. Pieter Bruegel’in çiziminden Frans Huys’un gravürü, 1560’lar.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

Bu böceği bugün siz de yiyor olabilirsiniz. Marketten aldığınız bazı ürünlerin etiketine bakın, E120 ya da karmin yazıyorsa, o pembe renk koşnilden geliyor.13

Doğal boyalarla boyanmış yün çileleri. Gergovie Müzesi, Fransa.
Doğal boyalarla boyanmış yün çileleri. Gergovie Müzesi, Fransa.Marie-Lan Nguyen · Kamu malı

Kırmızının bir de bitki tarafı var, kökboya. Bu da bizim topraklarda iyi bilinen bir iş. Anadolu’da ve Doğu Akdeniz’de ustalar, kökboyayla pamuğu öyle bir kırmızıya boyuyor ki yıkadıkça solmuyor. Avrupa bunu yapamıyor, uğraşmasına rağmen. Çünkü iş tam otuz sekiz aşama gerektiriyor. Kumaş yağa batırılıyor, küle batırılıyor, bekletiliyor, bir daha batırılıyor. İşin içine koyun gübresi bile giriyor.14

Avrupalılar bu kırmızıya Türk kırmızısı ismini veriyor. Sırrı öğrenmek için ne yapıyorlar peki? 18. yüzyılda Fransızlar, İzmir’de bu işi bilen iki ustayı ikna edip Fransa’ya götürüyor. Tarif oradan İskoçya’ya geçiyor ve bir süre sonra Glasgow’da büyük Türk kırmızısı fabrikaları kuruluyor. İzmirli iki ustanın bildiği iş, Glasgow’da koca bir sanayiye dönüşüyor.14

07

Mavi

11:21

Kırmızı pahalıydı, ama merdivende bir basamak daha var. Avrupa’da bir dönem, en iyi cinsi altından bile pahalıya satılan bir renk: mavi.

Gökyüzü mavi, deniz mavi. Ama yerden avucunuza alıp ezebileceğiniz mavi bir toprak var mı? Neredeyse yok. Doğada boya yapılacak mavi bir şey bulmak gerçekten zor.

Mısırlılar bunu beş bin yıl kadar önce kendi yöntemleriyle çözüyor. Kumu, kireci, bakırı karıştırıp fırına atıyorlar, saatlerce pişiriyorlar. Fırından parlak bir mavi çıkıyor. Bilinen ilk yapay boya bu, Mısır mavisi.15

Bir topak Mısır mavisi. Yeni Krallık, MÖ 1473-1458 civarı.
Bir topak Mısır mavisi. Yeni Krallık, MÖ 1473-1458 civarı.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

Bu boyanın bugün ortaya çıkan bir özelliği de var. Müzecilerin kızılötesi görebilen özel kameraları var. Bu kamerayla bir heykele bakıyorsunuz, çıplak gözle üzerinde boya falan görünmüyor. Ama ekranda bazı yerler bembeyaz parlıyor. Parlayan yerler, binlerce yıl önce sürülmüş Mısır mavisinin kalıntıları.15

Lapis lazuli taşı. Ultramarin bu taş öğütülerek yapılıyordu.
Lapis lazuli taşı. Ultramarin bu taş öğütülerek yapılıyordu.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

Avrupa’da Orta Çağ’da ve Rönesans’ta en değerli mavi ise ultramarin. Afganistan’ın dağlarından çıkarılan lapis lazuli taşı öğütülüp yapılıyor, adı da denizin ötesinden gelen demek. Londra’daki Ulusal Galeri’ye göre en kalitelisi altından bile değerli olabiliyordu.16 Bir tablo sipariş eden kişi, ressamla yaptığı sözleşmeye ne kadar ultramarin kullanılacağını yazdırıyordu.

Homeros’a ait olduğu düşünülen bir büst. Çizim, 1791 civarı.
Homeros’a ait olduğu düşünülen bir büst. Çizim, 1791 civarı.Wellcome Collection · Kamu malı

Mavi o kadar zor bir renk ki, dile bile geç girmiş. 1858’de İngiltere’de William Gladstone adında bir siyasetçi, ki sonradan başbakan olacak, oturup Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarını baştan sona okuyor. Ama bir şeye dikkat ederek okuyor: destanlarda hangi renkler geçiyor, tek tek sayıyor. Ve tuhaf bir şey fark ediyor. Destanlarda deniz durmadan geçiyor ama Homeros bir kez bile denize mavi demiyor. Denizi anlatırken kullandığı kelime şarap renkli. Yani destanda deniz, şarap renginde bir deniz olarak anlatılıyor. Homeros neden böyle demiş, eski Yunanlılar maviyi bizim gibi mi görüyordu, bunu hâlâ tartışıyorlar.17

Bizim dilimizde de benzer bir şey var. Mavi kelimesi Arapçada su anlamına gelen kelimeden geliyor ve Türkçede yaygınlaşması sadece birkaç yüz yıllık.18 Ondan önce bu renge ne diyorduk? Gök. Gök mavisi derken aynı rengi iki kere söylüyoruz yani.

08

Mor

13:44

Ve en üst basamak. Aslanla aynı fiyattaki renk, mor.

Antik çağın moru denizden çıkıyor. Akdeniz’de dikenli kabuklu bazı deniz salyangozları var, içlerinde de küçücük bir bez. O bezden çıkan sıvı önce renksiz. Güneşe bırakıyorsunuz, sarıya dönüyor, sonra yeşile, maviye ve en sonunda mora.

Murex salyangozu desenli pişmiş toprak kupa. Miken, MÖ 1400-1300 civarı.
Murex salyangozu desenli pişmiş toprak kupa. Miken, MÖ 1400-1300 civarı.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

Peki ne kadar salyangoz lazım? 1909’da bir kimyager bunu denemiş. On iki bin salyangoz toplamış, elde ettiği saf boya bir buçuk gram bile tutmamış.19 Bir buçuk gram, bir şeker küpünün üçte biri kadar. On iki bin salyangoz, bir şeker küpünün üçte biri.

Bir de koku var. Binlerce salyangozu kırıp güneşte bekletince, boyahanelerin olduğu yerler berbat kokuyormuş.

Bu işi ilk büyük ölçekte yapanlar Fenikeliler. Bugünkü Lübnan’da, deniz kıyısında Sur diye bir şehir var, merkezleri orası. Fenikeliler bu morla boyadıkları kumaşları bütün Akdeniz’e satıyor ve bununla ün yapıyor.

Milattan önce 41. Romalı komutan Antonius, Kleopatra’yı hesap vermesi için Tarsus’a çağırıyor. Kleopatra önce mektuplara pek aldırmıyor. Sonra bir gün Tarsus Çayı’nda, o zamanki adıyla Kydnos’ta, bir gemi beliriyor. Kıç tarafı yaldızlı, kürekleri gümüş, yelkenleri mor. Kürekçiler flüt sesine göre kürek çekiyor. Plutarkhos böyle anlatıyor.20

Giovanni Battista Tiepolo, Antonius ile Kleopatra’nın karşılaşması, 1745-47 civarı.
Giovanni Battista Tiepolo, Antonius ile Kleopatra’nın karşılaşması, 1745-47 civarı.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

Az önceki hesabı hatırlayın. Bir şeker küpünün üçte biri için on iki bin salyangoz. Kleopatra koca bir geminin yelkenlerini bu renge boyatmış. Antonius’un o gemiyi görünce ne düşündüğünü tahmin etmek zor değil.

Kleopatra’nın torununun başına gelen ise morun ne kadar tehlikeli bir renk olabileceğini gösteriyor. Torununun adı Ptolemaios, Kuzey Afrika’daki Moritanya’nın kralı. Moritanya Roma’ya bağlı bir krallık. Yani Ptolemaios kral ama Roma’nın sözünden çıkamayan bir kral. Bir de akrabalık var işin içinde, İmparator Caligula ile kuzenler.21

Milattan sonra 40 yılında Caligula onu yanına çağırıyor, güzel güzel ağırlıyor. Sonra birlikte gladyatör dövüşlerine gidiyorlar. Ptolemaios içeri giriyor, sırtında mor bir pelerin. Moritanya kıyıları da mor boyasıyla bilinen bir yer, yani adam kendi ülkesinin en değerli boyasını giymiş. Ve seyirciler dönüp ona bakıyor.

İmparator Caligula’nın mermer büstü, MS 37-41.
İmparator Caligula’nın mermer büstü, MS 37-41.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

Şimdi düşünün. Roma’da mor, imparatorun rengi. Arenada, imparatorun gözü önünde başka biri mora bürünmüş ve bütün bakışlar onda. Caligula bunu kendine meydan okuma gibi görüyor ve Ptolemaios’u öldürtüyor. Bunu bize anlatan Romalı yazar Suetonius, olayı tam olarak böyle, bir pelerin yüzünden çıkan kıskançlık olarak yazıyor.22

Bugünkü tarihçiler biraz daha temkinli. Çünkü Ptolemaios ölünce Caligula, Moritanya’yı doğrudan Roma’ya bağlıyor. Yani zengin bir krallığı ele geçirmek de istemiş olabilir. Başka bir Romalı yazar da asıl sebebin Ptolemaios’un serveti olduğunu söylüyor.23 Ama hangisi doğru olursa olsun, Romalıların aklında kalan hikâye o mor pelerin olmuş.

Neron zamanında iş iyice çığırından çıkıyor. Neron bu rengi kendisinden başkasının giymesini yasaklıyor. Bir konserinde seyircilerin arasında mor giymiş bir kadın görüyor. Adamları kadını dışarı çıkarıyor, giysisini de malını mülkünü de elinden alıyorlar.24

Bu hikâyenin bir yeri de bizim şehirde geçiyor. Bizans zamanında, bugünkü Sultanahmet’in oralarda, Büyük Saray’ın içinde bir oda var. Duvarları baştan aşağı mor bir taşla kaplı. Taşın adı porfir, odanın adı da Porfira. Tahttaki imparatorun çocukları bu odada doğuyor ve onlara morda doğmuş deniyor. Bu lakabın ciddi bir karşılığı da var. Babası imparatorken morda doğan çocuk, babası tahta çıkmadan önce doğmuş ağabeylerinin önüne geçebiliyor.25

Porfirden oyulmuş bir Roma kurnası, MS 2.-3. yüzyıl.
Porfirden oyulmuş bir Roma kurnası, MS 2.-3. yüzyıl.Metropolitan Sanat Müzesi · CC0

O mor taşı bugün kendi gözünüzle görebilirsiniz. Çemberlitaş’tan tramvayla geçerken pencereden bakın. O çemberli sütun, 330 yılında Mısır’dan getirilen porfir bloklarla dikildi.26 Bir de Arkeoloji Müzesi’nin bahçesine girin. Orada Bizans imparatorlarının porfir lahitleri duruyor, hangisinin kime ait olduğu kesin bilinmiyor. İmparatorlar morda doğup morda gömülmek istemiş.

Çemberlitaş ve Yeniçeriler Caddesi. W. Reveley’in çiziminden gravür.
Çemberlitaş ve Yeniçeriler Caddesi. W. Reveley’in çiziminden gravür.Wellcome Collection · Kamu malı

Porfir kelimesi de Yunanca porphyra’dan geliyor. Bu kelime hem mor boyanın hem de o salyangozun adı.19

09

Perkin ve ilk sentetik boya

18:11

Mor bin yıldan uzun süre merdivenin tepesinde kaldı. Onu oradan indiren kişi, Londra’da 18 yaşında bir kimya öğrencisi oldu.

Sir William Henry Perkin. Elliott & Fry fotoğrafı.
Sir William Henry Perkin. Elliott & Fry fotoğrafı.Wellcome Collection · Kamu malı

1856 yılının Paskalya tatili. William Perkin evdeki küçük laboratuvarında bir şeyin peşinde: sıtma ilacı kinin. Kinin o zamanlar bir ağacın kabuğundan çıkarılıyor ve çok pahalı. Perkin bunu kömür katranından yapmaya çalışıyor. Deney tutmuyor, kabın dibinde kırmızımsı kahverengi bir çamur kalıyor. Çoğumuz olsak döküp atardık, değil mi? Perkin atmıyor. Biraz daha kurcalıyor ve kabın içinde parlak mor bir sıvı beliriyor.27

Perkin’in oğlunun bir mektubu ve yanında Perkin’in moruyla boyanmış ipek örneği.
Perkin’in oğlunun bir mektubu ve yanında Perkin’in moruyla boyanmış ipek örneği.Henry Rzepa · CC BY-SA 2.5

Bunun bir boya olabileceğini fark ediyor. Patentini alıyor, ailesinin desteğiyle bir fabrika kuruyor. Birkaç yıl sonra Kraliçe Victoria bu morla boyanmış bir elbise giyiyor ve Londra’da herkes mor giymeye başlıyor. Öyle ki bir dergi buna mor kızamığı diyor.28 Salgın gibi yayılmış yani.

Kraliçe Victoria.
Kraliçe Victoria.Wellcome Collection · Kamu malı

Arkasından ötekiler geliyor. 1868’de iki Alman kimyager, kökboyanın içindeki kırmızı maddeyi laboratuvarda üretiyor.29 Ve dikkat edin, işe Türk kırmızısında kullanılan bu maddeyi incelerken başlamışlar. Yani İzmirli ustaların otuz sekiz aşamada elde ettiği o kırmızı, artık laboratuvarda üretilebiliyor. Patente bir Alman firması ve Perkin bir gün arayla başvuruyor. Birkaç yıl içinde dünyanın kökboyasının yarısından fazlasını yetiştiren Güney Fransa çiftçileri mallarını satamaz hâle geliyor.

1897’de sıra maviye geliyor, yapay çivit piyasaya çıkıyor. Hindistan’ın çivit ihracatı on yıl içinde beşte birinin altına iniyor.30 Şu an üzerinizde bir kot pantolon varsa, mavisi büyük ihtimalle bu yapay çivitten.

10

Listeye son bir bakış

19:54
Aphrodisias, güney agora ve havuz.
Aphrodisias, güney agora ve havuz.Dosseman · CC BY-SA 4.0

Aphrodisias’taki listeye son bir kez dönelim. O listede aslanla yan yana yazılan mor, bugün bir mağazada en ucuz tişörtlerle aynı rafta duruyor. Ha, Perkin’e gelince: Asıl aradığı kinini hiçbir zaman üretemedi.

KAYNAKÇA

Notlar ve kaynaklar

30 kaynak
  1. 01Diocletianus’un Azami Fiyatlar Fermanı, 301Fermanın içeriği ve Aphrodisias dahil bilinen kopyalarıAnsiklopedien.wikipedia.org
  2. 02Plinius, Doğa Tarihi, VI. kitap, 20. bölümİpeğin ağaç yapraklarından tarandığı inancıAntik kaynakperseus.tufts.edu
  3. 03Prokopios, Savaşlar, VIII. kitap, 17. bölümİpek böceği yumurtalarının keşişlerce Bizans’a getirilmesiAntik kaynakpenelope.uchicago.edu
  4. 04Blombos Mağarası’ndaki 100 bin yıllık okr atölyesiScienceDaily, Henshilwood ve ark. çalışması üzerine, 2011Habersciencedaily.com
  5. 05A 100,000-Year-Old Ochre-Processing Workshop at Blombos CaveHenshilwood ve ark., Science, 2011Akademikdoi.org
  6. 06Use of red ochre by early NeandertalsRoebroeks ve ark., PNAS, 2012Akademikpmc.ncbi.nlm.nih.gov
  7. 07Mumya kahverengisi (Mummy brown)Burne-Jones’un tüpü gömmesi, Kipling’in anlatımı ve 1964’te biten stokAnsiklopedien.wikipedia.org
  8. 08Scheele yeşili (Scheele’s green)Arsenikli yeşil, duvar kâğıtları ve Napolyon tartışmasıAnsiklopedien.wikipedia.org
  9. 09Hint sarısı (Indian yellow)Mukharji’nin 1883 raporuAnsiklopedien.wikipedia.org
  10. 10Chemical clue suggests spurned account of Indian yellow’s origin may be trueC&EN, 2018Habercen.acs.org
  11. 11Kırmız böceği boyası (Kermes)Meşe üzerinde yaşayan böcekten elde edilen kırmızıAnsiklopedien.wikipedia.org
  12. 12kırmızıNişanyan SözlükSözlüknisanyansozluk.com
  13. 13Koşnil (Cochineal)Meksika’dan Avrupa’ya giden kırmızı ve E120Ansiklopedien.wikipedia.org
  14. 14Türk kırmızısı (Turkey red)Kökboyayla boyamanın aşamaları, Fransa ve GlasgowAnsiklopedien.wikipedia.org
  15. 15Mısır mavisi (Egyptian blue)İlk yapay boya ve kızılötesinde parlamasıAnsiklopedien.wikipedia.org
  16. 16Colour Stories: BlueThe National Gallery, LondraPodcastnationalgallery.org.uk
  17. 17Şarap renkli deniz (Wine-dark sea)Gladstone’un 1858’deki Homeros incelemesiAnsiklopedien.wikipedia.org
  18. 18maviNişanyan SözlükSözlüknisanyansozluk.com
  19. 19Sur moru (Tyrian purple)Salyangozdan boya, Friedländer’in 1909 deneyi ve porphyraAnsiklopedien.wikipedia.org
  20. 20Plutarkhos, Antonius’un Hayatı, 26. bölümKleopatra’nın Kydnos’taki gemisiAntik kaynakpenelope.uchicago.edu
  21. 21Moritanya kralı PtolemaiosKleopatra’nın torunu, Caligula’nın kuzeniAnsiklopedien.wikipedia.org
  22. 22Suetonius, Caligula, 35. bölümMor pelerin yüzünden öldürülen PtolemaiosAntik kaynakpenelope.uchicago.edu
  23. 23Cassius Dio, Roma Tarihi, LIX. kitap, 25. bölümPtolemaios’un ölümünde servetin payıAntik kaynakpenelope.uchicago.edu
  24. 24Suetonius, Neron, 32. bölümMor giyme yasağı ve konserdeki kadınAntik kaynakpenelope.uchicago.edu
  25. 25Porphyrogennetos, morda doğmuşBüyük Saray’daki Porfira odasıAnsiklopedien.wikipedia.org
  26. 26Konstantin Sütunu (Çemberlitaş)330 yılında porfir bloklarla dikilen sütunAnsiklopedien.wikipedia.org
  27. 27William Henry PerkinScience History InstituteBiyografisciencehistory.org
  28. 28Mauveineİlk sentetik boya, Kraliçe Victoria ve “mor kızamığı”Ansiklopedien.wikipedia.org
  29. 29AlizarinKökboyanın kırmızısının 1868’de laboratuvarda üretilmesiAnsiklopedien.wikipedia.org
  30. 30Çivit (Indigo dye)1897’de yapay çivit ve Hindistan’ın ihracatıAnsiklopedien.wikipedia.org
Görseller

Videodaki çizimler ve animasyonlar bu video için hazırlandı. Fotoğraf ve gravürlerin hepsi kamu malı ya da açık lisanslı.

Videodaki müzikler

Her renk bölümünde ayrı bir parça çalıyor. Müzik ve ses efektleri Epidemic Sound’dan.

← Bütün hikâyeler