Mermer bir sütun
Eksiksiz olarak günümüze ulaşmış ve bugün hâlâ çalınabilen dünyanın en eski şarkısı Aydın’dan çıktı. Notalarıyla, ritmiyle, sözleriyle, bir mermer sütunun üzerinde.1

Demiryolu ve saksı
1883 yılında Aydın’da demiryolu yapılıyormuş. İşin başında Edward Purser (Edvırd Pörsır) adında bir mühendis var. Kazı sırasında topraktan bu sütun çıkıyor.3

Anlatılanlara göre Purser’ın eşi taşı çok beğenmiş. Saksı altlığı yapmaya karar vermiş. Düz dursun diye de alt kısmını kestirmiş. Neyse ki kesilmeden önce yazıtın kâğıda bir kopyası alınmış.3
Sütun, Aydın’ın antik adıyla Tralleis’ten (Tralles). Harflerin biçimine bakılarak MS 1. ya da 2. yüzyıla tarihleniyor.1

Harflerle yazılan nota
Üstünde önce 2 satırlık bir şiir var: “Ben bir resim ve bir taşım. Seikilos (Seykilos) beni buraya ölümsüz bir anının uzun ömürlü işareti olarak koydu.” Altında da şarkı var, 17 kelime.2
Her hecenin üstünde küçük harfler duruyor. Bunlar notanın kendisi. Antik Yunanlar sesin inceliğini kalınlığını alfabedeki harflerle yazıyormuş. Bazı harflerin üstünde bir de çizgi var. O hecenin iki vuruş mu üç vuruş mu uzayacağını gösteriyor. Araştırmacılar bu işaretleri bugünkü notaya bu sayede çevirebilmiş.12

Sözler
Sözler şöyle: “Yaşadığın sürece parla. Hiçbir şeye üzülme. Hayat kısa sürer. Zaman sonunda hakkını ister.”
Kesilen alt satırda Seikilos’un adından sonra yarım bir isim var: Euter… Kimi bunu eşi Euterpe (Övterpe) diye okuyor, kimi babasının adı diye. Kesin bilinmiyor.1
Daha eskisi var mı?
Bundan daha eski bir nota da var aslında. Suriye’deki Ugarit kentinde MÖ 1400 civarına ait kil tabletler bulunmuş, çivi yazısıyla, Hurri dilinde. Hurriler Güneydoğu Anadolu’dan Kuzey Suriye’ye uzanan bölgede yaşamış bir halk.45 Ama o tabletler parça parça; nasıl çalındığı konusunda araştırmacılar hâlâ anlaşamıyor.4

Seikilos’un şarkısı kısa ama tam. Taş bugün Kopenhag’da, Danimarka Ulusal Müzesi’nde. Aydın’dan çıkan şarkı da şöyle.
