
Ekranda gördüğünüz yapılar, sizin de hemen anladığınız gibi dünyanın yedi harikası. Ve bunların içinden günümüze kadar ulaşabilen yalnızca bir tanesi var: Giza’daki Büyük Piramit. Yaklaşık 4500 yıldır ayakta. Gerçekten inanılmaz bir yapı.

Ama tamam, bunlar zaten herkesin bildiği şeyler. Benim merak ettiğim başka bir şey var. Niye yedi? Niye sekiz değil ya da on? Kim karar verdi bunların dünyanın en iyi yedi yapısı olduğuna? Dünya üzerinde başka yapı yok muydu yani?
Aslında işin garip tarafı şu: böyle resmî bir seçim hiç yapılmadı. Bir jüri toplanıp önüne dünyanın bütün yapılarını koyup, nihayetinde “tamam, en iyisi bu yedisi” demedi.1
Elimizde farklı dönemlerde Yunan ve Helenistik dünyadan yazarların hazırladığı farklı yedili listeler var. En meşhurlarından biri MÖ 2. yüzyılda yaşamış Sidonlu Antipatros’a ait.2 Ama onun listesi bugün bildiğimiz listeyle bile aynı değil. Mesela İskenderiye Feneri yok, onun yerine Babil’in dev surları var. Yani sayı aynı ama yapılar değişebiliyor.

Peki neden sürekli yedi? Kesin cevabı bilmiyoruz ama tahminimiz var. Yedi sayısı Antik Yunan dünyasında zaten çok tanıdık bir kalıptı. Yedi bilge vardı, Thebai’nin yedi kapısı vardı, gökyüzünde sayılan yedi gezegen vardı.3

Yani muhtemelen biri sekizinci yapıya bakıp “kontenjan doldu” demedi. Yedi zaten hazır bir liste formatıydı.
Peki haritaya bakınca neden neredeyse bütün harikalar aynı coğrafyanın çevresinde? Çünkü bu listeleri hazırlayan insanlar dünyaya bugünkü anlamda küresel bir gözle bakmıyordu. Yunanlıların seyahat ettiği, ticaret yaptığı ve kültürel olarak temas kurduğu Akdeniz ve Yakın Doğu dünyasını anlatıyorlardı.

Oysa aynı dönemde çok daha uzakta da dev yapılar vardı. Mesela Çin’de daha eski savunma duvarları birleştirilerek Çin Seddi’nin ilk büyük bölümleri oluşturuluyordu.4 Britanya’da Stonehenge binlerce yıldır ayaktaydı. Sanchi’nin Büyük Stupası da vardı.



Ama bunların hepsini yan yana koyup değerlendiren küresel bir yarışma hiçbir zaman olmadı. Bu listeler daha çok kendi dünyalarındaki gezginlere “bak, buralara gidersen şunları mutlaka gör” diyen antik seyahat listeleriydi.
