Evinizde eski bir halı varsa ters çevirip arkasına bakarsanız binlerce küçük düğüm görürsünüz. Halıcıların dilinde bu düğümlerin iki türü var. Birine Acem düğümü diyorlar. İplik tek tarafından dolanıyor. Diğerine Türk düğümü ya da Gördes düğümü diyorlar. İplik iki tarafından da sarılıp ortadan çıkıyor.1

Adını Manisa’nın Gördes ilçesinden alıyor. Uşak halıları da Gördes halıları da bu düğümle tanınabiliyor.

Şimdi halıyı düz çevirince kenarına da bir bakın. Çoğu halının kenarında yan yana iki çizgi uzanır. Arası tam bir yol gibidir. Çocukken o yolda oyuncak araba sürmeyenimiz yoktur herhalde. Bence kenarında hiç araba sürülmemiş bir halı biraz eksik kalmıştır.

Bu düğümle dokunmuş elimizdeki en eski halı ise Sibirya’dan. Altay Dağları’ndan çıkmış.2
1949’da Sovyet arkeolog Sergey Rudenko, Pazırık Vadisi’ndeki büyük mezar höyüklerini kazıyormuş.1 Bu höyüklerin üstü kaya ve çakılla örtülü. Bazısı 46 metre genişliğinde. Mezarların hepsi daha eski çağlarda soyulmuş.3 Soyguncular değerli ne bulduysa almış. Halıyı ise bırakmışlar.2

Halının bugüne kalmasının sebebi de buz. Yağmur ve kar suyu mezar odasına sızmış, sonra donmuş. Taş yığınlarının altındaki toprak yazın bile çözülmüyormuş. Mezarın içindeki her şey bir buz kalıbının içinde kalmış yani.3
Aynı höyükte halıyla birlikte başka şeyler de buzun içinde kalmış. Dört tekerlekli ahşap bir araba, onu çeken atların kendileri, bir de büyük bir keçe duvar örtüsü.3 Atların derisi, yelesi bile duruyormuş.

Sıradan bir toprak mezarda bunlar çoktan çürüyüp gitmiş olurdu. Pazırık’ta ahşap, keçe, yün, hatta atların derisi 2.300 yıl dayanmış.

Halı 5 numaralı höyükten çıkmış.3 Yaklaşık 2 metreye 2 metre. Ortası koyu kırmızı. Kenarlarında bir sıra geyikler yürüyor. Bir sırada da atlılar var. Kimi atının üstünde, kimisi yanında yürüyüp atını yularından çekiyor.1

Höyüklerin tarihi radyokarbonla MÖ 4. ve 3. yüzyıllar olarak bulunmuş.3 Yani halı 2.300 yıldan eski.
Bir de düğümlerine bakmışlar. Her santimetrekarede 36 düğüm var.1 Bunu bütün halıya vurunca 1 milyonu aşkın düğüm ediyor.4 Hepsi tek tek elle atılmış. Düğümün türü de simetrik. Yani bugün Türk düğümü dediğimiz düğüm.1
Bu isim tabii çok sonra konmuş. O halı dokunurken orada ne Gördes vardı ne de bu isim. Düğüm aynı düğüm ama.
Halının nerede dokunduğu hâlâ tartışılıyor. Rudenko onu İran’daki Ahameniş atölyelerinin işi saymış.1 British Museum da onu dışarıdan getirilmiş bir halı olarak tanıtıyor.3 Başka araştırmacılar başka yerler öneriyor. Kimin dokuduğu kesin bilinmiyor.
Halı bugün Sankt Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’nde sergileniyor.2 Düğümünün türünü biliyoruz. Bugün bizim de attığımız düğüm.

Şimdi de bir kenarına bakın tekrar. Pazırık halısının kenarında da iki çizginin arasında bir şerit var. O şeridin içinde atlılar sıra sıra yürüyor demiştik.

Bunu kanıtlayan bir belge yok tabii. Bu benim tahminim. Ama 2.300 yıl önce o halının üstünde bir çocuğun tahta atını o şeridin içinde yürütmediğini kim söyleyebilir? Bizim çocukken arabayla yaptığımızı belki o da atla yapıyordu.
